Turlarımız

AYDER YAYLA TURU

Ayder’ 1300 lü yıllarda Halalılar tarafından kurulmuştur. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinin 19 km güneydoğusunda yeralan 1350 m rakımda ladin ve kayın ormanlarıyla kaplı bir yayladır. Osmanlı döneminden beri şifalı suyu ile ilgi odağı olan Ayder 1987 yılında turizm merkezi ilan edilmiş, romatizmal hastalıklar, iç hastalıkları, kadın hastalıkları ve cilt hastalıklarına şifa verdiği iddia edilen, 260 metre derinlikten gelen 50 derece sıcaklığındaki kaplıcalarından faydalanılabilmesi için modern turistik tesieler inşa edilmiştir. 260 metre derinlikten çıkan, 55 derecelik kaplıca sularının başta romatizma, kireçlenme olmak üzere pek çok hastalığa iyi geldiğini biliniyor.

HIDIRNEBİ YAYLA TURU

Hıdırnebi Yaylası, Trabzon’un Akçaabat ilçesine bağlı Sertkaya köyünde bulunan bir yayladır. 1600 metre yükseklikteki yaylada turistik tesisler bulunmaktadır. Trabzon yaylaları içerisinde Hıdırnebi Yaylası ilk yayla yerleşmesi olarak bilinir. Hıdırnebi Yaylası’nda ilk yerleşme izlerine Hıdırnebi Tepesi’nin güneyinde rastlanmakta. Bu özelliğinden dolayı Hıdırnebi civar yayla yerleşmelerinin ticari, sosyal ve kültürel merkezi olmuştur.. Yörede yaşayan köylüler, püsküllü çanta, alaca çorap, örme sepet, yayık, kaşık vb. ağaç mutfak eşyaları satmaktadır.

SÜMELA MANASTIRI

Sümela Manastırı, Trabzon ili, Maçka ilçesi, Altındere köyü sınırları içerisinde yer alan (Eski Yunanca adı: Panagia) deresinin batı yamaçlarında Kara (Eski Yunanca adı: Mela) tepesi üzerinde deniz seviyesinden 1.150 m yükseklikteki eski Rum Ortodoks manastır ve kilise kompleksi olup, tam adı Panagia Sumela (Παναγία Σουμελά) veya Theotokos Sumela’dır. Kilisenin MS 365-395 tarihleri arasında inşa edildiği sanılmaktadır. Anadolu’da sıkça rastlanılan Kapadokya kiliseleri tarzında yapılmıştır; hatta Trabzon’da Maşatlık mevkiinde benzeri bir mağara kilisesi daha vardır. Kilisenin ilk kuruluşu ile manastır haline dönüşümü arasındaki bin yıllık dönem hakkında fazla bir şey bilinmemektedir. Karadeniz Rumları arasında anlatılan bir efsaneye göre Atina’lı Barnabas ile Sophronios adlı iki keşiş aynı rüyayı görmüşler; rüyalarında, İsa’nın öğrencilerinden Aziz Luka’ın yaptığı üç Panagia ikonundan, Meryem’in bebek İsa’yı kollarında tuttuğu ikonun bulunduğu yer olarak Sümela’nın yerini görmüşler. Bunun üzerine birbirlerinden habersiz olarak deniz yoluyla Trabzon’a gelmiş, orada karşılaşıp gördükleri rüyaları birbirlerine anlatmış ve ilk kilisenin temelini atmışlardır. Bununla birlikte manastırdaki fresklerde sıkça yer alıp, özel bir önem verilen Trabzon İmparatoru III. Aleksios’un (1349-1390) manastırın gerçek kurucusu olduğu sanılmaktadır.

UZUNGÖL TURU

Karadeniz Bölgesinin incisi Trabzon iline bağlı Çaykara ilçesi sınırları içinde bulunan Uzungöl; özenle korunmuş muhteşem doğası ile hem yurt içinden, hem de yurt dışından yoğun şekilde ziyaret çeken önemli turistik destinasyonlardan biridir. Trabzon ili merkezine 99 km uzaklıkta olan göl; Çaykara ilçesi merkezine ise 19 km uzaklıktadır. UzunGöl deniz seviyesinden 1090 metre yükseklikte yer almaktadır.

ÇAL MAĞRASI

Dünyanın en uzun ikinci mağarası olarak da kabul edilen mağaranın içinden küçük bir dere akmakta olup, mağaranın üzerinde tarihi bir kale bulunmaktadır.Mağaranın Yeri Çal Mağarası Trabzon İli Düzköy İlçesi’nin 5km. güneybatısında denizden1050m. Yüksekte Çal köy Beldesi içerisinde yer almaktadır. Mağara girişi, Çal köy’ünden Çayırbağı Beldesi’ne giden stabilize yolun 1.km’sinden Kulaklık deresi üzerinde bulunmaktadır. Mağaranın Şekli Çal Mağarası bir yer altı su kanalıdır. Mağaranın girişi, geniş olmakla birlikte içerisindeki genişlik sürekli değişmektedir. Tavan yükseklikleri kırık sistemlerine bağlı olarak büyük değişkenlik göstermektedir. Girişten sonra 200.m.’de iki kola ayrılmaktadır. Sola ayrılan kol yaklaşık 150 m. Uzunluktadır. Bu kolun sonundaki odada dolinden gelen suyun aktığı bir baca vardır. Sağ kolun ulaşılabilen kısmı yaklaşık 400 m.’dir. Bu kolun yaklaşık 60.m.sinde küçük bir göl ve çağlayan yer almaktadır.

HAÇKALI BABA YAYLASI

Yaylaya, Trabzon’a 40 km. mesafedeki Düzköy ilçesinden güneye, 12 km’lik toprak yolla ulaşılır. 1784 m. yükseklikteki yaylada, altyapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. Temmuz ayının üçüncü Cuma günü Kadırga, 14 Ağustos’ta ise Karaabdal şenliklerinin yapıldığı yaylada, Haçkalı Baba Türbesi ilgi çekmektedir.

KAYABAŞI YAYLASI

Kayabaşı Yaylası Rakımı 1800 metre dir. Sakin bir kasaba olan Işıklar’da yer alan Kayabaşı Yayla Kent geniş çam ve ladin ormanları ile çevrilidir.

LİMNİ GÖLÜ

Gümüşhane’nin Saronay Yaylası’nda 1700 rakımlı Limni Gölü, zengin fauna ve florası ile muhteşem bir yer. Görüntüsü insanı kendine çekiyor ve hayretler içerisinde bırakıyor. Zigana Dağı’nın eteklerinde bulunuyor ve yaz-kış ziyaret edilebiliyor. Yazın yemyeşil doğası zengin bitki örtüsü ve manzarası, kışın ise gölün buz tutması ve bembeyaz bir alan eşi benzeri olmayan bir görüntü sunuyor. Limni Gölü çevresinde oluşan klima özelliği sebebi ile insanlara sağlıklı bir ortam sunmaktadır. Yayla olmasına rağmen herhangi bir ulaşım sorunu bulunmuyor. Göle ulaşmak için orman içinden yürüyerek doğal ortamı hissedebilirsiniz. Şehrin karmaşa ve gürültüsünden uzaklaşmak için harika bir yer.

ZİGANA DAĞI

Zigana Geçidi (2030 m.); Tarihi İpek Yolu’nun en önemli geçitlerinden biri olmuştur.Ticaret yapanlar ve seyahat eden insanlar Tarih boyunca Doğu Anadolu’nun ve İran’ın batıya açılan limanı olan Trabzon’a ulaşmak için Zigana Dağı Geçit’ini aşmak zorundaydılar. Günümüzde de Orta Doğu ve Uzak Doğu ile yapılan Karayolu taşımacılığında, tarih boyunca işlek ve hareketli bir yol üzerinde yer alan Zigana Geçidi hala önemini korumaktadır. çok iyi korunan bu alanlar, rutubetsiz ve temiz bir hava yanında geniş bir görüş alanına sahip manzara yaratır. Çok geniş düzlükler, bolca kaynak suları, çok değişik yabani hayvan ve bitki türlerinin bir arada bulunabileceği, el değmemiş doğal güzelliklere sahiptir.

ATATÜRK KÖŞKÜ

Trabzon Atatürk Köşkü, Soğuksu semtinde küçük bir çam korusu içinde yer alır. Yirminci yüzyılın hemen başında yaptırılmış 1923’den sonra hazineye kalmıştır. Atatürk 1934 ve 1937 yıllarındaki Trabzon ziyaretlerinde, bu köşkte konuk edilmiştir. O’nun ölümünden sonra Trabzon belediyesi tarafından o dönemde kullanılan eşyalarla dekore edilerek “Atatürk Müzesi” olarak ziyarete açılmıştır.

AYASOFYA CAMİİ

Ayasofya Camii 28 Haziran 2013 Cuma günü vakit namazının kılınmasıyla, 52 yıl sonra yeniden Müslümanların ibadetine açılmıştır. Günümüzde Cami'ye dönüştürülen Trabzon Ayasofya Müzesi, Trabzon İmparatorluğu krallarından 1. Manuel Komnenos zamanında (1238-1263) inşa edilmiştir. 1427 yılına tarihlenen çan kulesi kilisesinin batısında yer almaktadır. Kilisenin kuzeyinde bulunan üç apsisli şapel kalıntısı ise daha erken bir döneme aittir. Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u fethini takiben yapı, camiye çevrilmiş ve vakıf eser olmuştur. Ayasofya, yüzyıllar boyunca şehri ziyarete gelen seyyah ve araştırmacıların ilgisini çekmiştir. I. Dünya Savaşı yıllarında sırasıyla depo, hastane daha sonraları yine cami olarak kullanılmıştır. 1958-1962 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Edinburg Üniversitesi’nin işbirliği ile restore edilerek 1964 yılından sonra müze olarak ziyarete açılmıştır. Geç Bizans kiliselerinin güzel bir örneği olan yapı, kare haç planlıdır ve yüksek bir merkezi kubbeye sahiptir. Nartex denilen giriş holüne sahip olan bina üç neflidir. Neflerden ortadaki beş köşeli, yanlardakiler ise yuvarlak bir apsisle son bulmaktadır. Nartex'in üzerinde şapel vardır. Yapının kuzey, batı ve güneyin de üç revaklı giriş bulunmaktadır. Kuzey ve batıdaki revak cephelerinde görülen geometrik geçmeli bezemeleri içeren madalyonlarla, batı cephesinde görülen mukarnaslı nişler Selçuklu taş işlemelerindeki özellikleri taşımaktadır. Binanın en görkemli cephesi güneyidir. Önemli bir taş işçiliğine sahip olan bölümde, Adem'le Havva'nın yaratılışı kabartma olarak bir friz halinde anlatılmıştır. Yapının ana kubbesinin altına rastlayan kısmında opussectile tarzında çok renkli mermerden yapılmış bir yer mozayiği bulunmaktadır. Ayasofya'nın süslemelerinin önemli bölümünü meydana getiren fresklerde İncil'den alınmış konular canlandırılmıştır: Kubbede ana tasvir Hz. İsa'nın tanrısal yönünü aksettiren pantacrator İsa'dır. Bunun altında bir kitabe kuşağı, daha altta ise melekler frizi bulunur. Pencere aralarında oniki havari tasvir edilmiştir. Pandantiflerde değişik kompozisyonlar yer almaktadır. İsa'nın doğumu, vaftizi, çarmıha gerilişi, kıyamet günü gibi sahneler betimlenmiştir. Binanın arka kemerleri üzerindeki dairesel madalyonlarda portrelere yer verilmiştir. Yapının tonozlarında da İncil'den alınmış dini sahneler canlandırılmıştır.

BOZTEPE

Trabzon Atatürk Köşkü, Soğuksu semtinde küçük bir çam korusu içinde yer alır. Yirminci yüzyılın hemen başında yaptırılmış 1923’den sonra hazineye kalmıştır. Atatürk 1934 ve 1937 yıllarındaki Trabzon ziyaretlerinde, bu köşkte konuk edilmiştir. O’nun ölümünden sonra Trabzonbelediyesi tarafından o dönemde kullanılan eşyalarla dekore edilerek “Atatürk Müzesi” olarak ziyarete açılmıştır.

SERA GÖLÜ

Sera Gölü Akçaabat’ın önemli bir turistik varlığıdır. Trabzon ile Akçaabat arasında, Trabzon’ a 10 km. Uzunluğu 4 km. genişliği ortalama 150 m. olup en derin yeri 55 m. dir. Göl, aşırı yağış sonucu 21 Şubat 1950 Salı günü Derecik Vadisi yamaçlarından kopan büyük kayaçların vadi tabanını tıkaması sonucu oluşmuştur. Kopan parçaların bazıları o kadar büyüktür ki, günümüzde dahi kopmaların yaşandığı bu bölgeler anlaşılabilmektedir. Bu kopmalar vadide derin uçurumların oluşmasına neden olmuştur ve kopmaların olduğu gün küçük çapta yerel bir deprem oluşmuştur. Göl on sekiz günde tam halini almış, yöre halkı bizzat bir gölün oluşumuna tanıklık etmiştir. Çöküntünün oluştuğu yamaçlar ve vadi tabanında ki askerler tarafından yapılan düzenlemeler uzunca bir süre sürmüştür.

SULTAN MURAT YAYLASI

IV. Murat 1635 yılında İran seferinden dönerken ordusuyla bu yaylada konaklayarak Cuma namazını kılmış ve birkaç gün burada konaklamış olmasından dolayı birkaç yaylanın merkezinde olan bu yaylaya “Sultanmurat” ismi verilmiştir.İlçe merkezinden 17 Km. güneybatıda ve denizden 2200 m. yükseklikte bulunan bu yaylada ayrıca I. Dünya Savaşı Rus ordularına karşı savaşan Osmanlı ordularının bir şehitliği vardır.Burada bir subay ve 70 er olmak üzere 71 Mehmetçik Rus askerleriyle savaşarak şehit düştüğünden bu tepeye “Şehitler Tepesi” ismi verilmiştir. Trabzon ili Çaykara ilçesine 25 km. mesafededir. I. Dünya Savaşından kalma siperler ve şehit mezarlarını her yıl 26 Haziranda düzenlenen şenliklerde binlerce insan ziyaret etmektedir.

YEDİ GÖLLER

Doğanın oluşturmuş olduğu yedigöller de eşsiz manzarası, muhteşem doğası, temiz havası soluduğunuzda buradan ayrılmak istemeyeceksiniz.